bilalk14
1 Takipçi | 7 Takip
30 05 2008

Kene,KKKA

Kene vakaları can almaya devam ediyor.Uzmanlar kenelerin 700'den fazla çeşidinin bulunduğunu, 'sert kene' cinsinin zehirli olduğunu belirttiler. Aşağıda konu ile ilgili bazı haber ve uyarıları, sonrada naçizne benim yorumumu okuyacaksınız. Yorumun sonunda bir de ANKET var katılırsanız sevinirim.   Yabani hayvanların fazla olduğu yerlerde kene vakaların sık görüldüğüne dikkat çeken uzmanlar; kenelerin yabani hayvanlardan kan emdiklerini, bunların yanı sıra evcil hayvanlarda da (sığır, koyun) olabileceğini, bunları göz önünde bulundurarak insanların hareket etmesi gerekiğini ifade ediyorlar.  10 GÜN GÖZLEM ALTINDA TUTULMALI Kene ısırmalarında genellikle ilk üç günde ateş, halsizlik, adele ağrısı, baş ağrısı, ishal şikayetleri karşılasılabileceğine dikkat çekiliyor.  Kene ısırmasını fark edenler hemen sağlık kuruluşuna başvurması gerekir. Kene tarafından ısırılan bir kişi yaklaşık olarak 10 güne kadar kontrol altında tutulması gerekiyor. Özellikle piknik gibi açık alanlarda bulunanlar uzun kollu giysiler giymeleri, çizme veya çoraplar pantolonun içine sokulmaları lazım. Havaların ısınmasını fırsat bilerek hafta sonunda yakınları ile birlikte Kemerburgaz, Arnavutköy, Sarıyer ve Çekmeköy gibi yerlerde piknik yapmak isteyen vatandaşlar, akşam saatlerinde “kene ısırdı” şikayetiyle hastanelerin acil servislerine koştular. Sakarya Veteriner Odası Başkanı Mustafa Yıldız da, kene korkusunun PARANOYA ya dönüştüğüne dikkat çekerek, bazı kişilerin evini ilaçlatmak istediğini ifade ediyor. Halkta keneye karşı büyük bir korku oluştuğunu kaydeden Muzaffer Yılmaz, "Bu tür durumlarda vatandaşı kenenin ısırmadığına ikna edip gönderiyoruz. Zaten kenenin, yapışıp kaldığını anlatıyoruz." diyor. Veteriner Mustafa Yıldız ise yaşanan korkuyu şu cümlelerle özetliyor: "İnsanlar neredeyse çocuklarını okula göndermeyecekler. Çocuklarını evinin bahçesine bile çıkarmayan bazı velilerde korku paranoyaya dönüşmüş ... Devamı

22 06 2007

Türkiye'de Sigara

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Karlıkaya, tütün tüketiminin dünyada giderek düşerken, Türkiye'de ciddi oranda arttığını söyledi. Doç. Dr. Karlıkaya, Türkiye'de sigaraya bağlı ekonomik zararın, neredeyse cari açığı kapatacak düzeyde olduğunu belirtti. Sigaranın, ülkenin bugününü ve geleceğini tükettiğini ifade eden Doç. Dr. Karlıkaya, şöyle dedi: ''Toplum olarak sigaranın zararlarına bağlı olarak çektiğimiz acıları ise ölçmek mümkün değildir. Sigara mücadelesi, başarılabilir bir mücadeledir. Dünyada başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tütün tüketimi hızla azaltılmaktadır. Örneğin Avustralya'da sigara içme oranı yüzde 40'dan yüzde 16'ya indirilmiştir. Oysa son 20 yılda ülkemizde tütün tüketimi yüzde 80 artmıştır.'' Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm kurum, kuruluş ve bireylerin, kanıtlanmış yöntemlere dayanarak tütün tüketiminin azaltılması için çaba göstermesi gerektiğini bildiren Doç. Dr. Karlıkaya, özellikle çocuk ve gençlerin sigaraya başlamasını önlemeye yönelik yöntemler geliştirmek ve uygulamak gerektiğini belirtti. Doç. Dr. Karlıkaya, sigaranın zararlarına karşı dünyada olduğu gibi, ülkede de etkili önlemlerin alınmasını ve ulusal tütün kontrol programının zaman kaybetmeden hayata geçirilmesini önerdi. Sigaranın, kanser, akciğer hastalıkları, kalp-damar hastalıkları, vücudun savunmasını düşürerek verem gibi bulaşıcı hastalıkların riskinin artırdığını bildiren Doç. Dr. Karlıkaya, ayrıca çocuk ve hamilelere de zararlarına dikkate çekti. Doç. Dr. Karlıkaya, Türkiye'de her yıl 100 bin kişinin sigara nedeniyle öldüğünü belirterek, ''Bu her 5 ölümden biri demektir'' dedi. Önlem alınmaması halinde, önümüzdeki 20 yılda sigaradan kaynaklanan yıllık ölüm sayısının 250 binlere kadar ulaşacağını savunan Doç. Dr. Karlıkaya, bu kadar büyük can kaybının yanında büyük bir iş gücü ve ekonomik kaybın da ortaya çıktığını söyledi... Devamı

24 06 2007

Aspirin Hakkında

Aspirin'in kanı sulandırıp damar tıkanıklığını ortadan kaldırarak felç riskini azalttığı görüşünü çürüten Harvard Üniversitesi’nin araştırmasından sonra dünyanın en eski ilacı bir darbe de Oxford Üniversitesi’nden yedi.  Üniversitenin uzmanları, düzenli Aspirin kullanımının damarları genişletip patlamasına yol açtığı ve felç riskini artırdığını ortaya çıkardı. Felç, iki şekilde oluşuyor. 1’incisi beyne giden damarların tıkanması, 2’ncisi damarların patlayarak beyin kanamasına yol açması. Belli bir dozda Aspirin damarları genişleterek ilk riski azaltıyor. Fazla alındığında da damarları patlatıp felce neden oluyor. 1000 vakayı inceleyen uzmanlar bu riskin önünü almak için düzenli Aspirin içen 75 yaş üzeri kişilerde kanamayla gelen felcin son 25 yılda 10 kat arttığını tespit etti.   Hangi sebeple kullanılırsa kullanılsın, biz yine de aspirin almadan önce bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatalım. Bilim adamları tarafından da ikaz niteliğinde belirtilen bazı hususlar: 1. Aç karnına aspirin almayınız. 2. Birkaç günden fazla aspirin alacağınız zaman doktorunuza danışınız. 3. Mide ülseriniz varsa veya daha önce ülser geçirmişseniz doktorunuza sormadan sık sık aspirin kullanmayınız 4. Doktorunuz tavsiye etmedikçe kesinlikle günde dört g'dan fazla aspirin kullanmayınız. 5. Diğer bütün ilâçlarda olduğu gibi alkolle aspirin almayınız. 6. Bazı ülkelerde 12 yaşın altındaki çocuklara doktor tavsiyesi olmadan aspirin alınmasının tavsiye edilmediğini biliniz. Kısacası; Ziya Paşa'nın dediği gibi; "Bil illeti sonra kıl müdâvâya tasaddî / Her merhemi her yâreye derman mı sanursun!" düsturunu unutmamak gerekir. ... Devamı

21 06 2007

Türk'lere Özgü Hastalık

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Rasim Küçükusta, dünyada en çok Türklerde görülen tek hastalığın, "alveoler mikroalitazis" olduğunu söyledi. Küçükusta, bu hastalığın Türklerde sık görülmesinin nedeninin bilinmediğini, hastalığın, akciğer dokusunda hava kesecikleri (alveoller) içinde sayısız, minik küçük taşların oluşumu ile meydana geldiğini belirtti. Hastalığın en fazla Türklerde görüldüğünü, onları İtalya ve Amerikalıların izlediğini ifade eden Küçükusta, hastalığının, en sık 30-50'li yaşlarda ve özellikle erkeklerde ortaya çıktığını söyledi. Küçükusta, hastalığın yaklaşık 80 yıldan bu yana bilinmesine rağmen nedeninin bilinmediğini dile getirerek, şunları belirtti: "Akciğerlerde oluşan minik taşlar büyük ölçüde kalsiyum ve fosfordan oluşur. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Birçok hastaya herhangi bir nedenle çekilen akciğer röntgeninde saptanan belirtilerle teşhis konur. En çok rastlanan belirtiler öksürük ve ilerleyici nefes darlığıdır, ancak bunlar hastalığın ilerlemiş evrelerinde ortaya çıkarlar." Hastalığın çok yavaş ilerlediğini anlatan Küçükusta, teşhisi 80 yaşında konulan hastaların, bu durumun en iyi kanıtı olduğunu kaydetti. Küçükusta hastaların, genellikle teşhis konduktan ortalama 30 yıl sonra solunum ya da sağ kalp yetersizliği nedeniyle kaybedildiğine dikkati çekti. Hastalığın kesin bir tedavisi olmadığını ifade eden Küçükusta, son yıllarda, kristalleşmeyi önleyici etkisi olan 'disodium etidronat' isimli ilaçla hem hastaların şikayetlerinde ve hem de röntgen bulgularında gerilemeler olduğunun saptandığını kaydetti. ... Devamı

20 05 2007

Yemek Fotoğrafları

                                                        ... Devamı

28 03 2009

SAĞLIK

 SağlıkBedenimizde görülen bazı hastalıklar, ruhlarımızda saklanan hastalıkların küçük parçalarıdır.Nathaniel Hawthorne Bir memleket halkının sağlığı, hakikatte bir devletin dayandığı bütün mutluluk ve gücün temelidir. George Sand Bir ulusun kaderi, başbakanın sindirim organlarının iyi çalışıp çalışmamasına bağlıdır. Voltaire Dört şey vardır ki, en azını dahi hor görmemek gerekir: Yangın, hastalık, düşman, borç. Beydeba Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Kanuni Sultan Süleyman Hastalanmaya karşı geliniz. Kimseye hasta olduğunuzu söylemeyiniz. Onu istemezseniz o da sizi istemez. Bulwer Lytonn Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez. Thomas Fuller İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler: onlardan biri sıhhat, diğeri de boş vakittir. Hadis-i Şerif İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur; sağlık ve gençlik. Hz.ali r.a. İnsanlar önce para kazanmak için sağlıklarını, sonra da sağlıklarını korumak için paralarını harcarlar. Goethe Kendini sağlam bilen hastanın tedavisi yoktur. Eddy Fisher Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Eflatun Sağlığın başlangıcı hastalığı tanımaktır. Miquel Cervantes Acının ve hastalığın erişmediği ölümlü yoktur. Euripides Bir hastayı tedavi eden doktordur, kurtaran hastabakıcı. Victor Hugo Hasta ziyaretine gidin. Fakat bunu dört gün ara ile yapın. Hadis-i Şerif Hasta ziyaretinin makbulü, kısa olanıdır. Tavus Hastalar sağlamlardan daha çok yaşar. Theodor Fontane Hastalık dediğin şey atla gelir, yaya gider. Paul Heyse Hastalık, ölümün hizmetçisidir. Francis Rous Hastalıklar, kötü zevklerin ücretidirler. Thomas Fuller Hastalık, herşeyden ziyade, sağlığı korur. Goethe Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez. Thom... Devamı