30/4/2009 · Kategori: Haberler

14 Haziran 2007’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda yapılan düzenlemeye göre, polis şüphelendiği kişiyi, ortada somut bir tehlike olmasa da, olası tehlikeyi önlemek için, durdurup kimlik sorabilecek. Peki yeni yasa polise başka ne haklar sağlıyor ve bir gün karşımızda bir polis görürsek ne yapmamız gerekiyor. GÖSTERMEM DEMEYİN Siz siz olun, AB’ye uyum rüzgarlarından etkilenip kimlik soran polise "Ne kimliği", "Sen bana kimlik soramazsın" filan demeyin. Yasaya göre, polisin kimlik göstermeyen kişiyi yakalama yetkisi var. KİMLİK SORUN Ancak polis kimlik sorduğu kişilere, kendi kimliğini gösterme ve hangi görevi yerine getirdiğini anlatmakla yükümlü. Yani siz de ona kimlik sorabilirsiniz. ÇANTA ARAYABİLİR Polis yolda durdurup, üzerinizi ya da çantanızı aramak isteyebilir. Buna hakkı var; ama önce size savcılıktan aldığı arama kararını göstermesi gerekir. Göstermezse siz sorun. ÜST ARAMA KOŞULU Spor karşılaşmaları, miting, konser gibi yerlerde polis, savcılık emri olmadan üst araması yapabilir. Bir binayı korumakla yükümlü polis memurları, içeri girmek isteyen kişileri arayabilir. Direnenler, 5326 sayılı Kabahatlar Kanunu’nun 32. maddesine göre para cezası öder. ARABADAN İNDİREBİLİR Polis otomobilinizi şüpheli görürse durdurabilir. Kolluk amirinin emri ile sürücünün üzerini arayabilir. Savcılık kararı olmadan, kişinin elbisesini çıkarmasını, aracın torpido gözünün ya da bagajının açılmasını isteyemez, çantayı açtırıp içine bakamaz, elini sokup arama yapamaz. TUTANAK TUTTUR Siz haklı bir neden yokken durdurulduğunuzu düşünüyorsanız, polisten kimliğini göstermesini ve durdurulma nedeni hakkında açıklama yapıp tutanak tutulmasını isteyin. Bu tutanakla hakkınızı mahkemede arayabilirsiniz. KONUT NASIL ARANIR Konutlarda adli karar ile sadece gündüzleri arama yapılabilir. Arama işlemine de muhakkak Cumhuriyet Savcısının katılması gerekiyor. Kanuna göre iki kişi işleme tanık olarak katılmalı. ZORLA NASIL YAKALAR Polisin yazılı bir adli karar olmadan kimseyi yakalama ve zorla bir yere götürme yetkisi yok. Ama kişiyi bir daha bulamayacaksa, savcı ya da amirine ulaşamıyorsa yakalama yetkisi var. Vatandaşın direnme hakkı ise tartışmalı. HIRSIZIN GİRDİĞİ EV Polisin peşine düştüğü hırsız bir eve girerse polis de peşinden o eve giremez. Eve girmesi için mutlaka adli karar gerekiyor. | |
Kalıcı Bağlantı
(yok) Yorum yaz!
10/1/2008 · Kategori: Haberler
|
Gaziantep'in Nizip ilçesinde bir tarım arazisinde toprağa gömülmüş halde çevreye ağır koku yayan ve zehirli oldukları sanılan 12 varil bulunması gündeme bomba gibi düştü.
Variller Nizip ilçesine bağlı eski Mızar köyü yolu üzerinde Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı'nda görevli bekçi Yaşar Bakır tarafından bulundu.
Olay yerine gelen polis, ilk incelemeyi yaptıktan sonra çevre güvenliğini sağlayıp Nizip Belediyesi zabıta ve Nizip Sağlık Grup Başkanlığı ekiplerinden yardım istedi.
Yapılan incelemede, içlerinde beyaz bir sıvı bulunan, ağızları kapalı, 12 varil saptandı. Dolu olan variller açıldı ve görevliler tarafından variller içerisinde bulunan maddelerden numuneler alındı.
Nizip Sağlık Grup Başkanı Ali Rıza Yaşar, içerisinden numuneler alınan varillerdeki maddelerin ne olduğunun Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak olan inceleme sonrasında tespit edileceğini bildirdi. Bu haberle ilgili görüntüler ekrana yansıdığında, dikkatlerden kaçan bir ayrıntı aslında çok önemliydi.
Dolu variller açıldığında, numuneler alınırken Nizip Sağlık! Grup Başkanı hiçbir koruyucu önlem almadan, varillerdeki maddenin ne olduğunu bilmeden maddeyi eline aldı, kokladı ve ilk incelemeyi yaptı! Hani başka yetkili olsa denilecek bir şey yok, kişi Sağlık Grup Başkanı! Haberlerde hergün duyarız:
Yetkililer buzlanmaya karşı sürücüleri uyardı, Yetkililer don olayına karşı çiftçileri uyardı, Yetkililer soğuklara karşı öğrenci velilerini uyardı, Yetkililer yılbaşında yiyecekler ve içecekler konusunda vatandaşı uyardı, Yetkililer Kurban Bayramında kavurmayı çok yemeyin diye uyardı;
Ve daha birçok uyarı... Peki bu yetkilileri hangi yetkililer uyaracak, önlem almadan, ne olduğunu bilmeden bu tür maddelere el sürmeyin diye? Ya da daha önemlisi, bu maddeler oralara gömülürken neredeydiniz diye? |
|
|
Kalıcı Bağlantı
(yok) Yorum yaz!
7/8/2007 · Kategori: Haberler
 
Japonya’nın otomotiv devi Nissan, yeni nesil otomobillerinde, alkollü sürücülerin trafiğe çıkmasını engelleyecek yeni bir teknolojiyi kullanıyor.
Bu amaçla, araçlara alkolmetre benzeri bir sistem kurulacak. Sistemin ilk parçası vites kolunda. Buradaki aygıt, sürücünün avucundaki teri ölçüyor. Sürücünün alkollü olduğunun belirlenmesi halinde, alarm çalıyor ve uyarı mesajı devreye giriyor.
Sistemin diğer bir parçası, direksiyonun üzerine monte edilmiş monitör. Monitör, sürücünün retinasını tarayarak, bilincinin ne ölçüde yerinde olduğunu tespit ediyor.
Sürücünün uyuklaması, gevşemesi veya bilincini kaybetmesi halindeyse başka bir sistem devreye giriyor ve emniyet kemeriyle sürücü sıkıştırılıyor. Gidilen yolu takip eden bir monitör de otomobilin, düzgün seyredip seyretmediğini denetliyor.
Nissan, yeni sistemi 2015 yılına kadar tüm araçlarına kurmayı hedefliyor.
Kalıcı Bağlantı
(yok) Yorum yaz!
18/6/2007 · Kategori: Haberler
|
Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, pet şişe, kova ve tıbbi atık gibi maddelerin toplanarak tekrar işlenmesiyle üretilen siyah renkli naylon poşetlerin kullanımının, özellikle kenar mahallelerdeki semt pazarlarında hızla devam ettiğini söyledi.
Seyyar satıcı ve pazarcı esnafının, birinci sınıf poşetlere oranla çok daha ucuz olduğu için siyah poşeti tercih ettiğini belirten Göktaş, bunun önlenmesi için, yetkili kurum ve yerel yönetimlerin gerekli tedbirleri almaları için girişimde bulunduklarını ifade etti.
Göktaş, ABD ve Avrupa ülkelerinde 30 yıldır halk sağlığını tehdit etmeyen ve geri dönüşümü mümkün kağıt torba kullanıldığını belirterek, ''Bu ülkelerde gerek halk ve gerekse ticari işletme sahipleri daha bilinçli olduğu için, naylon poşet kullanımı kesinlikle yok ve aynı zamanda yasak'' dedi.
Türkiye'de de kese kağıdından yapılan torbalara 20-30 yıl önce veda edildiğini söyleyen Göktaş, kağıt torba kullanımını sağlamak üzere örgütlü oldukları 41 ilde bu konuda çalışma sürdürdüklerini anlattı. Mustafa Göktaş, hemen hemen her mağazada birinci sınıf malzemeden yapılmış olsa da üzerinde firma adı yazılı naylon torbalar kullanıldığını ifade ederek, ''Çevreciler olarak, hamurla yapıştırılan kese kağıtlarının özlemini çekiyoruz'' dedi. Her türlü naylon poşetin doğada uzun yıllar varlığını sürdürdüğünü belirten Göktaş, şöyle konuştu: ''İnsan sağlığı açısından risk taşıyan siyah renkli poşet tüketimi yıllık 260 bin tonu buluyor. Bu oran, birinci sınıf malzemeden yapılan naylon torbalarla katlanıyor.
ÇETKODER olarak, bu tür malzemeler yerine kağıt poşet kullanımının yaygınlaşması gerektiğine inanıyor, bunun için 15 yıldır çaba harcıyoruz. Aynı zamanda, halkın daha bilinçli hale getirilmesi konusunda üzerine sorumluluk düşen kurum ve kuruluşların da çalışma yapmasını bekliyoruz.''
-''BAZI PATOJENLER İÇEREBİLİR''-
Çukurova Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hunay Evliya da çöplerden toplanarak hijyenik olmadan elde edilen koyu renkli naylon poşetlerin, gıda amaçlı kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Bu tür atıklardan elde edilen malzemelere ağırlıklı olarak pazarlarda rastlanıldığına dikkati çeken Evliya, şunları söyledi: ''Özellikle ev hanımları, mutfak ihtiyaçlarını karşılamak üzere gittikleri semt pazarlarında aldığı gıda maddelerini bu tür torbaların içine doldurulmasına karşı çıkmalı. Bu ürünler sadece atıkların toplanmasında kullanılmalı. Bu tarzdaki poşetler çok iyi temizlenmeden geri kazanıldığı için bazı patojenler içerebilir.' |
|
|
Kalıcı Bağlantı
(yok) Yorum yaz!
|