Image Hosted by ImageShack.us

Şifalı Bitkiler ve Mengen

İnsanoğlu yüzyıllardır çeşitli dertlerle muzdarip olmuş, derdine derman aramıştır. Çeşitli uygarlıkların insan vücudunu tanımak, sıkıntılarına çare bulmak üzere ilkçağlarda bile araştırmalar yaptıklarını arkeologlar ve tarih bilimciler ortaya çıkarmışlardır. Günümüzde modern tıp çok ileri seviyelere ulaşmış, birçok hastalığa çare bulunmuştur. Bununla birlikte hasta olmadan önce sağlığımızı korumak, bunun için şifalı bitkileri tercih etmek günümüzde hala revaçtadır.
 
       Mengen’de bol miktarda ve ekolojik yapısı bozulmamış bitki florası mevcuttur. Benim köyümde ve çevre köylerimizde suni gübre ve tarımsal ilaç kullanıldığına hiç şahit olmadım. Bu durum sanırım diğer köylerimizde de aynıdır. Yaz tatillerinde ya da çeşitli vesilelerle memleketimize gittiğimizde bu bitkilerden toplar ve kullanırsak bağışıklık sistemimiz güçlenir, hasta olma riskimiz azalır.

         Hangi bitkide ne özellik var?
 
         Ahlat:  Ahlat armudun yabanisi olup, böbrekleri çalıştırır. İçinde tanen, şeker ve meyve asitleri vardır. Ayrıca ishale faydası olup, kalbi kuvvetlendirir.

         Ahududu (Ağaç çileği, frambuaz): Böğürtlen cinsinden olan ahududu için, 850–1500 rakımda, nemli ve eğimli arazilerde en güzel verimin alındığını Ziraat Mühendisleri ifade etmektedirler. Mengen ve Bolu yöresi bu bakımdan en uygun yerlerdendir. Yetiştirilmesi, toplanması ve korunması oldukça kolay olup, şoklamaya elverişlidir.

         Kanaatimce önem verilir, teşvik edilirse, halkımızın önemli bir gelir kaynağı olacaktır. Çünkü meyveli yoğurtlarda, reçellerde çok kullanılan ahududu üretimi yöremizde yaygınlaşırsa, Bolu, Ankara ve İstanbul’dan yoğun bir talep görecektir.

         İçinde limon asidi, rektin, madeni tuzlar, tanen, C vitamini, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum bulunmaktadır. Ahududu şurubu iyi bir kalp kuvvetlendirici olup, ateşli hastalıklarda da faydalıdır.

         Ardıç:Çok sağlam, hoş kokulu bir ağaçtır. Antiseptik oluşundan dolayı bronşit ve iltihaplı yaralarda başarıyla uygulanır. İçinde tanen, reçine, pektin, pentosane, inosit, karınca asidi, asetik asit, kalsiyum, potasyum, C vitamini bulunur. Uzun süre kullanmamak şartıyla yaprakları, meyvesi nane, ıhlamur, ısırgan, maydanoz, biberiye, karanfil ve kekikle karışımlar yapılıp, kaynatılıp içilirse; öksürüğe, bronşite, romatizmaya, şekere, boğaz iltihabına faydalı olur. Ayrıca iştahı açar, hazmı kolaylaştırır.

         Böğürtlen:İçinde elma asidi, limon asidi, flavon, C vitamini, uçan yağ, mineraller ve vitaminler vardır. Vücudu kuvvetlendirir, kanı temizler.

         Böğürtlen en çok antioksidan içeren meyvedir. Kanserojen maddeleri etkisiz hale getirir. Ayrıca yaprakları biberiye, nene, kekik, zeytin yaprağı ile kaynatılıp, balla tatlandırılıp içilirse, soğuk algınlığı, boğaz iltihabı, tansiyon şeker ve ishale faydalı olur.

         Kızılcık ( Kiren, Küren ): Şeker, früktoz, organik asitler, pektin, C vitamini, madeni tuzlar, kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir ihtiva eder. En erken çiçek açan, fakat meyvesi geç olan, çok sağlam ve dayanıklı bir ağaçtır. Şurup, reçel, marmelât ve ekşi tarhana yapılır. Kırık pirinçle ovulup, kurutulursa çorbası nefis olur. İshale, bağırsak iltihabı ve yaralarına, safraya, ateşe, basura faydalıdır. 

         Isırgan:Urticasit, potasyum, kalsiyum nitrat, formik asit, C vitamini, demir, klorofil, asetilkolin ( cildi yakan madde ), histamin ( tohumunda ), sabit yağ, müsilaj, tanen, silisyum, klor, karoten, lesitin, kükürt, magnezyum ihtiva eder. Isırganda ıspanaktan daha çok demir vardır. Aynı ıspanak gibi yemeği yapılabileceği gibi, kaynatılıp aç karna suyu içilirse demir eksikliğine faydalıdır. Yine demir eksikliğinden kaynaklanan sivilcelerde de olumlu sonuç verir. Ayrıca saç bakımında, kanser tedavisinde, mide ülserinde, bronşit ve öksürükte de faydaları görülmüştür. Isırgan otu ve tohumları erkek ve kadınlarda görülen hormon bozukluklarına karşı umut olmuştur.

         Ihlamur: Ihlamur kış günlerinin vazgeçilmez çayıdır. Grip ve öksürüğe çok faydalıdır. İçerisinde uçan yağ, tanen, şeker, glikozit ( terletici ), saponin, hesparidin (sarı boya), C, P vitaminleri (Kılcal damar geçirgenliği üzerine olan etkisinden dolayı geçirgenliğin İngilizce karşılığı olan Permeability kelimesinin ilk harfini alarak P Vitamini olarak isimlendirilmiştir. Kılcal damarlar vücudumuzdaki dolaşım sisteminde atar damar (temiz kan) ve toplardamar (kirli kan) arasındaki bağlantıyı sağlamaktadır. Hücrelere atar damar ile getirilen oksijen, besin, dokularda kullanıldıktan sonra ortaya çıkan karbondioksit ve diğer atık maddeler toplardamarlar ile uzaklaştırılır. Bu alışveriş ancak kılcal damarlar aracılığı ile yapılabilir. Bu da, bu damarların dayanıklılığı ve geçirgenliği ile mümkün olmaktadır. İşte P Vitaminin etkisi de burada ortaya çıkar.), sakaroz, glikoz, reçine, enzimler, tatrik asit tuzu bulunur.

         Ihlamurun öksürük, balgam ve mide rahatsızlıklarında faydaları bilinmektedir. Bunun yanında kaynatılıp suyu ile saçlar yıkanırsa, saçları kuvvetlendirmektedir. Suyu cilt lekelerine ve kırışıklara sürülürse olumlu sonuçlar vermektedir.

         Papatya: Evde her zaman bulundurulması gereken çok kıymetli bir bitkidir. Çayı saç ve mide için iyi bir çaydır. İçinde oleum, uçucu yağ, bisabalol, aminoasitler, chamuzelen, cadinen, capryl asit, cholin, fernesen, geroniol, pytosterin, nikotinik asit, B1, C vitaminleri, yağ asitleri bulunmaktadır. Suyu balla tatlandırılarak içilirse, mide rahatsızlıklarına, baş ağrısına iyi geldiği gibi, hazmı da kolaylaştırır. Kaynatılmış papatya suyu ile gargara yapıldığında bademcik ve diş iltihabını önler.

         Meşe Palamudu: İlçemizde çok olan meşe ağacının meyvesi palamut, meşenin kabuğu ve yaprağı şifa kaynağıdır. Fakat tam anlamıyla istifade edemediğimizi, hayvan yemi olarak kullanıldığını bilmekteyim. Bundan sonra hemşerilerimizin palamuda gereken önemi göstereceklerini umuyorum. Palamut hem besleyicidir, hem de kan kesicidir ( kanamayı durdurur). Kavrulup öğütülürse kahvesi olur. Kabri Göynük’te bulunan Akşemseddin Hazretlerinin meşe palamudu ağırlıklı önemli bir şifa formülü bulunmaktadır. Meşe palamudu ve kabuğu kaynatılıp, balla tatlandırılıp içildiğinde, boğaz iltihabı, karaciğer iltihabı, göz iltihabına faydalı olur. İshali keser, anjin, basur, mide yanması, mide kanamsı, gastrit, ağız yaralarına faydalıdır.

        İlçemizde bol bulunan bu bitkilerin şifa kaynağı olmasının en önemli sebebi, yazımın başında belirttiğim gibi tarım ilaçları ve suni gübre kullanılmaması nedeniyle ekolojik yapılarının bozulmamış olmasıdır. Fakat rahatsızlık ortaya çıktıktan sonra kullanmak yerine, henüz rahatsızlık başlamadan sağlığımızı korumak, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek amacıyla bu bitkilerden istifade edersek, ayrıca sigara, alkol, düzensiz yemek ve uyumak gibi vücuda zararlı alışkanlıkları terk edersek, sağlığımızın sürekliliğini sağlamış oluruz.

          Yazımı Hipokrat’ın bir sözü ile bitirmek istiyorum: “Zararlı şeyleri azaltmak, faydalı şeyleri çoğaltmaktan iyidir. Yorulma korkusundan doğan üşengeçliği ve ölçüsüz yiyip içmeyi bırakarak sağlığınızın sürekliliğini sağlayınız.”

Yorum (2) Yorum yaz!

Yeniçağa'da Akraba Buluşması

24 Ağustos 2008 pazar günü Bolu-Yeniçağa Gölü kenarında Kuşcenneti mesire alanında akraba toplantısı yapıldı.
Zamanın önemli alimlerinden Ali Osman Özcan'ın (Kelço) neslinden bugün yaşayan akrabalarca düzenlenen ve genç kuşağın, orta kuşakla tanışması, geçmişi yad etmesi, sıla-i rahim yapması açısından oldukça yararlı olan bu toplantı artık geleneksel oldu. Mevlüt ÖZCAN, Ahmet ÖZCAN, Nihat ÖZCAN, Adem YÜKSEL, Kamil YÜKSEL, Zekeriyya YÜKSEL, Zeki YÜKSEL, Zeki YILMAZ,  Bilal KARABULUT, Veli ELİTOK, Fatih ELİTOK, İsmail YÜKSEL, Mustafa YÜKSEL, Kemal ÖZTOPRAK, Kazım  ÖZTOPRAK, Kenan ÖZTOPRAK, İbrahim DOĞAN, Vural ÖZTÜRK, Mehmet ÖZTÜRK, Şeref MEMİŞ, Hacı İsa YALÇIN ve daha birçok  akrabanın ailesi ile Almanya, Ankara, İstanbul, Bolu, Bursa ve İzmit'ten katıldığı toplantıda, öncelikle sözlerin en yücesi Kur'an-ı Kerim okundu. Daha sonra kısa konuşmalar ve tanışma yapıldı. Tekrar biraraya gelme dilekleri ile toplantı sona erdi.

 

 

 

  

 

 

 

  

  

Yorum (0) Yorum yaz!

Yeniçağa ve Kuş Cenneti Sizleri Bekliyor

Bolu'nun eşsiz doğal güzellikleri ve tarihi yerleri ile ünlü İlçesi Yeniçağa, mutlaka gezilmesi görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor.
Bu yerlerin en başında Yeniçağa ovasının ortasında 2780 dekarlık bir alanı kaplayan Yeniçağa Gölü yer almaktadır. İçinde onlarca çeşit balığı ve etrafında yüzlerce çeşit kuşu barındıran Yeniçağa gölünün etrafı tam bir dinlence yeridir.Birbirinden güzel yüzlerce kuş sesinin içinde güneşin batışını izlemek için Yeniçağa’ ya gelmek ve bu güzel atmosferi mutlaka yaşamak gerekir. Göl Çevre ve Orman Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından uluslar arası Ramsar kapsamına alınmış ve korunması gereken sulak alan ilan edilmiştir. Kuşlar tarafından cennete çevrilen Yeniçağa gölü etrafında son bir iki yıldır yapılan yoğun çalışmalar devam etmektedir. Halkın Kuş Cenneti olarak tanımladığı bu güzel yer, Türkiye’ nin de resmi , sayılı Kuş Cennetlerinden birisi olacaktır. Ayrıca halk ozanı Şair Dertli'nin mezarı İlçenin Şahnalar Köyüne nazır D-100 karayolu üzerinde Şair Dertli dinlenme tesisleri yanında bulunmaktadır. Yeniçağa Kolonyası, Yeniçağa Maden Suyu ile de ünlü olan İlçede, kalınabilecek oteller ve öğretmenevi vardır. Not: Balık avlamak yasak değildir. Olta ve mangalınızla geldiğinizde göl kenarında doyumsuz manzara eşliğinde, harika bir piknik yapabilirsiniz.








Yorum (2) Yorum yaz!

Mengen Festivaline Hazırlanıyor

Bu yıl 24. gerçekleştirilecek olan Uluslararası Mengen Aşçılar ve Turizm Festivali 20-21-22 Haziran 2008 tarihleri arasında düzenlenecek.

İlçe esnafı, Belediye ve resmi kuruluşlar festivalin sorunsuz ve başarılı geçmesi için çalışmalarına devam ediyorlar. Belediye Başkanlığı Atatürk Caddesine Atatürk büstü yaptırdı. Ayrıca orta refüjlerindeki direklere Türk Bayrağı ve Festival logolu Bayraklar asıldığı, yine aynı yerde bulunan elektrik direklerine Mengen'in M harfinin ışıklandırılarak takıldığı görüldü. Yurt içinden ve dışından çok sayıda davetlinin katılacağı Festivalimize tüm halkımızı davet ediyoruz.

 Festival programı şöyle:

20.06 2008-CUMA

16:00 - Festival Başlangıcı ve Folklor Gösterileri(Belediye Terminali

19:30 - Konser-I (Kültür Bakanlığı Sanatçıları)

21.06.2008- CUMARTESİ

10:00 -Kortejin Dörtyol Mevkiinden Hareketi. -Çelenk konulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı.

11:00 -Protokol konuşmaları.

11:30 -Yerli ve yabancı folklor gösterileri.

12:00 -Yarışmalar -Bayanlar Arası Yöresel Yemek Yarışması. -Genç Aşçılar Yemek Yarışması 12:30 - Protokol ve Ana Sponsora Şilt verilmesi.

13:30 - Standların açılışı.

14:00 - Protokol yemeği.

19:30 - Konser.II ( Funda ARAR) -Ödül ve şilt verilmesi.

24:00 - Havai fişek ve lazer gösterileri. 22.06.2008 PAZAR

12:00 - Folklor gösterileri.

17:00 - Sportif Yarışmalar -Uluslararası Bisiklet yarışması. -Futbol Maçı

19:00- Konser-III (Yerel Sanatçılar) - Ödül ve Şilt Töreni

24:00- Havai fişek gösterileri

- Kapanış.

Yorum (0) Yorum yaz!

Bilal KARABULUT

Kadısusuz Köyünde dünyaya geldi.1973 yılında tahsil hayatına

başlamak üzere ailesiyle birlikte Ankara'ya geldi. Ankara,

Yenimahalle, Şentepe İlkokulu,Ortaokulu ve Lisesini başarı ile bitirdi.

1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Yüksek Okulunu

kazandı.1989 yılında mezun oldu.Vatani görevini 215.kısa dönem

olarak Samsun'da yaptı.1990 yılından beri sürücü kursu alanında

eğitim faaliyetini sürdürmektedir.Evli ve bir erkek, bir kız iki evlat

sahibidir.
Kadısusuz Köyü Kadı Mahallesinden Mehmet Narin Karabulut ve

Gülseren Karabulut'un ilk oğludur.Üçü aşcı, biri öğrenci dört erkek

kardeşi vardır.

Bolu-Mengen doğumlu.
Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Yüksek Okulu Lisans

Mezunu. Ankara Opera Sürücü Kursu Kurucusu,İlkyardım-Sağlık Bilgisi

 ve Trafik-Çevre Bilgisi Öğretmeni.

18 yıldır özel Sürücü Kursu işletmecisi olarak eğitim sektöründe faaliyet göstermektedir...
Bolu'nun en kapsamlı, en zengin içerikli haber ve paylaşım sitesi Mengen.gen.tr'de ''Trafik ve Sağlık'' köşesini hazırlamaktadır.
Binbirfikir.com sitesinde köşe yazarıdır.
Hürriyet Gazetesi Ankara Eki gönüllü muhabiridir.

Ankara Adalet Komisyonu trafik kazaları yeminli bilirkişisi .

Yorum (0) Yorum yaz!

Yarıyıl tatilinde 12 bin kişi geldi

Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Kartalkaya, 15 günlük yarıyıl tatilinde 12 bin kişiyi ağırladı. Ankara ve İstanbul gibi iki büyük kent arasındaki Kartalkaya Kayak Merkezi, yarıyıl tatilinde kayak severlerin gözde mekanı oldu. Yarıyıl tatilinde kayak merkezindeki oteller yüzde yüz doluluk oranına ulaşırken, bu süre içerisinde Kartalkaya'yı 12 bin kişi ziyaret etti. Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel Genel Müdürü Halit Ergül, , kayak sezonunun en bereketli yılını geçirdiğini söyledi. Ergül, ''Bayram tatili, yeni yıl tatili ve arkasından gelen yarıyıl tatili dolayısıyla büyük ilgi gördük. Tatil bitmesine rağmen, otellerimiz yüzde yüz dolu olarak hizmet veriyor. Kartalkaya'yı tercih eden tatilciler, kayağın yanı sıra doyasıya eğleniyor'' diye konuştu.
(Kaynak:Bolu Olay)

Yorum (0) Yorum yaz!