bilalk14
1 Takipçi | 7 Takip
08 01 2009

Dolmuş, Kamyon Yazıları Yasaklanıyor!

AB’ye uyum kapsamında gündeme gelen bir yasayla kamyon, dolmuş yazıları tarihe karışıyor.  Akıllarda kalan, unutulmayan yazılardan bazıları, buyurun çok ilginçler!!!Demir tava geldi kömür bitti / Akıl başa geldi ömür bitti. Beni yollar değil, mevzular yordu. Cahille sohbeti kestim. Aydınlara baktıkça içim kararıyor. Etikete gerek yok, eskiler tanır bizi. Duanla yaşamadım ki bedduanla öleyim. Kızın gülüşüne, kışın güneşine aldanma. Güzelliğinin zekatını vereceksen, ben fakirim bana ver. Otobüsçü değiliz ki hostesimiz olsun / Taksici değiliz ki sevgilimiz olsun / Biz sebzeciyiz arkadaş yolumuz açık olsun. Ferrari’sini satan bilgeyse kamyonunu satan delidir. Hostes aranıyor. Sevmek çaysa sevilmek şeker / Bizim gibi garibanlar çayı şekersiz içer. Hayat zor, ancak ben de kolay bir insan sayılmam. Sağlam şoför kalmaz rampada, Müslüm Baba sığmaz I-Pod’a. Hasta la vista üniversitelim Karayollarında değil, beyaz kollarında ölmek isterim. Sosyeteyi sevmem, köylüye saygı duyarım. Her sokakta kavgamız, her duvarda yazımız ve her genç kızın çantasında resmimiz vardır. Mağlubiyetin bahanesi bol olur Para için mor ışık neyse insan için ben oyum. Büyüme çocuk! Ortam bozuk! Narkoz gibisin. Ak akçe pembe panjurlu evimiz içindir. Geç geldin desinler, geçmiş olsun demesinler Yakarsa dünyayı garipler yakar! Hayatımı yazsam duble yol olur. Nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilme Asiller şımarmaz. Bütün keller kardeştir, gerisi hep kalleştir. Küresel ısınmaya karşı su tankerlerine geçiş üstünlüğü verilsin. Saltanat bitti seru... Devamı

22 11 2008

Zehirlenmeler ve Donmalar

Zaman öyle hızı geçiyor ki, haftalar adeta gün gibi, günler ise saat...Bu durum her şeyden olduğu gibi, zamandan da bereketin kalktığının bir göstergesi galiba. Sonbahar, hazan mevsimi ne de çabuk bitiverdi. Soğuklar iyice hissedilmeye başladı. Çok şükür bugünlerde mantarlar da oldukça bol… Sizler için bu yazımda mevsim dolayısıyla hem mantar, hem de soba zehirlenmeleri ayrıca donma olayı ve donmalarda ilk yardım hakkında bilgiler vereceğim.       Mantar Zehirlenmesi         Zehirli mantar bitkilerinin yenmesiyle ortaya çıkan, öldürücü olabilen bir gıda zehirlenmesi türüdür. Mantardan zehirlenmenin sebep ve şartları çeşitli olabilir. Öncelikle, bazı kimselerde görülen özel duyarlılık, (midye ve yumurtaya olduğu gibi) mantarlara karşı da tahammülsüzlük yapabilir. Bu gibi zehirlenmeler, birkaç gün içinde iyileşme ile son bulur. Zehirli çayır mantarı (Amanita muscarina) ile zehirlenme çok mühimdir. Kuluçka dönemi kısadır. Mide-barsak bozuklukları, ardından sinir bozuklukları baş gösterir. Bunlar irkilme, sarhoşluk, sayıklama, çırpınma, göz bebeğinin genişlemesi gibi belirtilerdir.          İlk yardım için; eğer mantar yendikten sonra iki saat içinde belirtiler fark edilmişse hastanın midesi yıkanır veya kusturulur. İki saatten fazla zaman geçmişse müshil ve lavmanla bağırsakları boşaltılır. Gecikmiş vakalar genellikle ölümle sonuçlanır.            Mantar zehirlenmelerinden korunmak için, rastgele her mantarı yememeli, mantarları çok iyi tanımalı, mantarlar ve zehirlenmeler konusunda bilgi sahib... Devamı

25 10 2008

Sürücü Kursları Kaldırılıyor mu?

19.10.2008 akşamı TV lerde 20.10.2008 günü gazetelerde ve pek çok İnternet sitesinde ürkütücü bir haber yer aldı."Ehliyet için kurs yok.""Kurs kalkıyor.Birçok AB ülkelerinde olduğu gibi,sürücü belgesi almak için sürücü kurslarına katılma zorunluluğu Türkiyede de kaldırılıyor." Gerçekle hiçbir alakası olmayan, yanlış yönlendirmeye yönelik, reyting amacına yönelik bir haber...2918 sayılı Karayolları Trafik Yasa Tasarısının 41.maddesini okuyanlar,51.maddeyi maalesef yok sayıp bir haber yapmışlar..!Yasa Tasarısının 51.maddesini okumalarını tavsiye ederiz. AB Ülkelerinin pek çoğunda Sürücü Kursu vardır.Ve de devam etmektedir.Tam aksine AB Ülkeleri, eğitim konularında üstün teknoloji imkanlarını kullanarak Sürücü Kurslarında eğitim öğretim çalışmalarını artan bir hızla sürdürmektedir. Öyle anlaşılıyor ki hala vatandaşların eğitim öğretim görmemesinden, cehaletten kurtulmamasından medet umanlar var.Yazıktır, günahtır.Trafik kazalarında dökülen kanların, ölenlerin ,yaralanıp sakat kalanların vebalini kim taşıyabilir?!Son 10 yılda 5 milyondan fazla trafik kazası meydana gelmiş, 35 binden fazla insanımız ölmüş, 1 milyondan fazla insanımız yaralanmış, 100 binlerce insanımız sakat kalmıştır.Bir şehir veya büyük bir ilçemizin nüfusu kadar insanımız kara toprağa gömülüyor.Bir büyük şehir kadar insan yaralanıyor, binlerce okul açacak kadar maddi hasar oluşuyor.Buna rağmen eğitimsizlik, bilgisizlik, cehalet adına tavsiye ve yönlendirmeler yapılıyor.!Yazık, hemde çok yazık! İnsanlara şahsiyet ,kişilik ,onur ve doğru davranış kazandıran eğitimdir.Eğitimden asla taviz verilemez. Eğitimin alternatifi eğitimsizlik olamaz. Eğit... Devamı

02 09 2008

Seyyar Sürücü Kursları

Hafta içinde her akşam, hafta sonları gündüz resmi sürücü kursları ders yaparken, bir de seyyar sürücü kurslarının dersleri vardır her an Ülkemin sokaklarında!.. Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sivil Toplum Kuruluşları, basın, aileler ve sürücü kursları yıllardır trafik terörünü önlemek için çalışmaktadır. Sürücü belgesi almak için kurslara kaydolan adaylara trafik kuralları öğretilir, kurallara uymanın önemi anlatılır. Daha sonra trafikte kurallara göre araç kullandırılır.          Bu kadar olumlu çalışma maalesef sokaklara faaliyet gösteren görgüsüz, kaba, anlayışsız, terbiyesiz ve uyumsuz bazı kimselerce heba edilir. Bahsettiğim seyyar sürücü kurslarının mekânı ve yasal statüsü yok! Mahallenin zıpkın gençlerinin sokak aralarında bir araya gelip, ne kadar yanlış bilgi varsa tatbik ettikleri, her çılgınlığın yaşandığı, yeni saçmalıkların ayaküstü anlatıldığı ortamlara diyorum seyyar sürücü kursları diye...          Egzozdaki susturucun sökülmesi, abart egzoz taktırılıp mahallenin inletilmesi...           Teybin sesinin yetersiz bulunup, anfi taktırılıp, sabaha kadar uykuların kaçırılması...          Kırmızı ışığın görülmesine rağmen, son sürat kavşağa girilmesi ve ani frenle aracın tehlikeli durdurulması...         Kalkışlarda pati (patinaj) çekilmesi, araca ve lastiklere zarar verirken, yayaların ve sürücülerin tedirgin edilmesi...          Seyir halinde kontak açıp kapatmak suretiyle, ... Devamı

29 08 2008

Yeniçağa'da Akraba Buluşması

24 Ağustos 2008 pazar günü Bolu-Yeniçağa Gölü kenarında Kuşcenneti mesire alanında akraba toplantısı yapıldı. Zamanın önemli alimlerinden Ali Osman Özcan'ın (Kelço) neslinden bugün yaşayan akrabalarca düzenlenen ve genç kuşağın, orta kuşakla tanışması, geçmişi yad etmesi, sıla-i rahim yapması açısından oldukça yararlı olan bu toplantı artık geleneksel oldu. Mevlüt ÖZCAN, Ahmet ÖZCAN, Nihat ÖZCAN, Adem YÜKSEL, Kamil YÜKSEL, Zekeriyya YÜKSEL, Zeki YÜKSEL, Zeki YILMAZ,  Bilal KARABULUT, Veli ELİTOK, Fatih ELİTOK, İsmail YÜKSEL, Mustafa YÜKSEL, Kemal ÖZTOPRAK, Kazım  ÖZTOPRAK, Kenan ÖZTOPRAK, İbrahim DOĞAN, Vural ÖZTÜRK, Mehmet ÖZTÜRK, Şeref MEMİŞ, Hacı İsa YALÇIN ve daha birçok  akrabanın ailesi ile Almanya, Ankara, İstanbul, Bolu, Bursa ve İzmit'ten katıldığı toplantıda, öncelikle sözlerin en yücesi Kur'an-ı Kerim okundu. Daha sonra kısa konuşmalar ve tanışma yapıldı. Tekrar biraraya gelme dilekleri ile toplantı sona erdi.            ... Devamı

08 08 2008

Sıcaklar ve Alınması Gereken Önlemler

Çok sıcak günler yaşamaktayız. Sıcaklıklar ekonomimizi, çalışma hayatımızı, ruh ve beden sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Tatil dönemi olması nedeniyle tatil, giyinme ve beslenme alışkanlıklarımız ile güneş, sıcak, bitkinlik ve baygınlık hakkında bazı tespit ve önerilerde bulunacağım.Sıcak Bitkinliği, Krampları, Çarpması             Hayat ve enerji kaynağı olan Güneş, bazı durumlarda hayatımızı tehdit edebilir. İnsan vücudunun yaşam formülü olarak da bilinen metabolizma döngüsünün sağlıklı olarak işleyebileceği vücut iç sıcaklığı 37 derece civarındadır. Vücut ısımız artarsa cilt altındaki kan damarları genişler ve ter bezlerinden salgılanan ter miktarı artar. Üzerimizdeki elbiseleri çıkarmak ve soğuk bir ortama kendimizi atmak isteriz. Böylece vücut ısımızı normal sınırlar içerisinde tutmuş oluruz.            Hava sıcaklığının artması, günlerin uzaması ve aktivite artışı nedeniyle vücudumuzun sıvı kaybı kış aylarına göre hemen hemen iki katına çıkar. Bu, gerek terleme, gerekse buharlaşma yolu ile olur ve sıvı kaybı ile birlikte vücudumuzun tuz dengesinde de bozulmalar görülebilir. Bu bozukluklar; halsizlik, fenalık hissi, kas ağrıları, kramplar hatta kalpte ritim bozukluklarına dahi neden olabilir.  Sıcağa maruz kalmayla gelişen tehlikeleri üç grupta ele alabiliriz:1. Sıcak Krampları2. Sıcak Bitkinliği3. Sıcak Çarpması Sıcak Krampları         Aşırı egzersizden sonra ve çoğunlukla bacak kaslarında ağrılı kramplar şeklinde kendini gösterir. Sıcak kramplarının nedeni pek bilinmemekle birlikte, ısınma hareketlerinin yapılmadan ya da yetersiz yapılmasından sonra aşırı egzersiz yapılmasına bağlanabilir. Netice olarak v&... Devamı